Artuklu'da akşam ne yapacağını düşünmek bile gereksiz, çünkü şehir zaten kendi ritmini dayatıyor sana. Taş sokaklarda yukarı çıkarsan kale eteklerinde ovaya bakarsın, aşağı inersen üniversiteli kalabalığa karışırsın. Dar sokaklar, taş evler, bir de ufukta uzayıp giden Mezopotamya ovası; yürüdüğün her köşe zaten bir şey teklif ediyor. Kafan karışıksa zarı at, Artuklu'nun taşları gerisini halleder.